|
||
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap bEiZa= Yaptığın Radyo Yayınlarından, Yazarlık Yaptığın HipHop Dergisinden, Yaptığın Jingellardan da biraz söz eder misin? CrowL= Türkiye’nin ilk Hiphop Radyosu olan Understation’da 2005 – 2010 yılları arasında yayın yaptım. Bu yayınlarda Underground için bir çok ilki gerçekleştirdim. Underroundun ilk konuk yayınını gerçekleştirdim ve sonrasında onlarca Radyo kuruldu, bugün bile kurulmaya devam ediyor. Yeni radyoların kurulması güzel de, daha yayın akışı bile hazırlamadan sanatçıları konuk almaya kalmaları hem bu işi basitleştiriyor hem de amaçlarının sadece ünlülerle tanışmak olduğunu ve Hiphopa hizmet etmediklerini gösteriyor. Bugün tanıdığınız herkesi yayınımda ağırladım ama bununla kalmadım ve her geçen gün üzerine bir şeyler koydum. Hiphopstyle Dergi’de yazdığım köşe yazıları, Undergroundun ilk radyo skeçlerini kaydetmiş olmam ve bugün yazdığım kitap da bunların göstergesidir. Umarım bugün çizdiğim o yollarda yürüyenler ‘’ünlü olmak’’ derdiyle gençliklerini heba etmezler. Eğer yeteneğiniz yoksa ve plan-proje yapmıyorsanız, ne kadar zirveye çıksanız da orada kalamazsınız. bEiZa= "HipHop Amerikan Kültürü Değildir " isimli çalışmadan başka kitapların olduğundan bahsetmiştin bir röportajında. Bahseder misin bunlardan? CrowL= ‘’Olimpiyatların En Zayıf Halkası’’ ve ‘’Kaderi Allah Yazmaz’’ isimli iki kitap daha yazdım bitirdim. İkinci kitap iki ay içerisinde okuyucusuyla buluşacak. Kitap, ülke sporunun uluslar arası alandaki başarısızlığı ve bunun nasıl düzeltilebileceğini mizahi bir şekilde ele alıyor. Spor Akademisi okuduğum için bu da hakim olduğum bir konu. Spor Akademilerini hedef alarak yazdığım bir kitap olsa da, ilk kitabımı okuyanlar bu kitabı da merakla bekliyorlar. Kader ile ilgili kitap ise tüm dünya halkına hitap ediyor ve bu ciddiyetle çalışabilecek yayın evleri ile görüşme içerisindeyim. Hiphop ile ilgili yeni bir çalışma olacak mı derseniz; Şuan sahne ‘’Hiphop Amerikan Kültürü Değildir’’de. Onun şov zamanı bittiğinde elbette ki projelerim var. bEiZa= Peki yazarlık yapma düşüncesi nerden geldi? CrowL= Yazarlık bir düşünceden öte çok önemli bir yetenektir. İlk okul sıralarından beridir bir şeyler karalıyorum. Bu zaman zaman şiir oldu, zaman zaman şarkı sözü veya hikaye, haber türü şeyler. Ama kendimi bildim bileli sürekli yazarım. Bir gün kitap yazacağımı biliyordum ama bunun için en doğru zamanı bekliyordum. Nitekim daha önceleri yazarlığa başlamadığım için çok mutluyum çünkü son on yıl içerisinde kendimi çok geliştirdim, geliştirmeye de devam ediyorum. Ama artık karakterimin sabit bir çizgisi var ve onun üzerinde oynuyor cambaz beynim. bEiZa= Üniversitede hangi bölümü okudun/okuyorsun ? CrowL= 2003 – 2007 yılları arası İstanbul Üniversitesi / Elektronik Bölümü’nde okudum. 2007’den beridir de yine İstanbul Üniversitesi / Spor Yöneticiliği bölümünde okuyorum. Profesyonel Üniversite Öğrencisiyim. bEiZa= Kitabın başında, Alice Gomez'den iki şarkı ve Savaş Tanrısı film müziklerinden "Ava's Arms"ı tavsiye etmişsin okurlarına. Şiddetle bu parçaları tavsiye etmende özel bir neden var mı? CrowL= Herkes ilham perisini gökyüzünden bekler. Ben o ilham dedikleri şeyi birkaç şarkı içerisine sıkıştırdım ve dilediğimde getirip dilediğimde gönderiyordum. Kitap içerisinde kuru kuru bilgiler yer almıyor, yaşanmışlıklar, hayal edilesi ilişkiler işleniyor ve bunlar sadece görsel uyarılar ile hissedilemezdi. Bu sebeple okuyucuyu duysal uyaranlarla da kitabın havasına sokmak istedim. Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap bEiZa= Kitabı daha okumamış olanlar için soruyorum; seni böyle bir kitap yazmaya teşvik eden neydi? CrowL= Hiphop Internet Explorer Değil. Türkiye’de bu kültür çok dar bir pencereden yaşanıyor ve o pencere de sanal bir pencere ; Windows. Artık bu işin internetten çıkıp gerçeği ciğerlerine çekmesi gerekiyordu. Bu sebeple Radyo Understation’u kapayıp bu kitabı yazmaya başladım. Öyle ki kitap çıktıktan sonra her ne kadar bir çok kişi kitabı okuyup konuyu anlayıp bir şeyler öğrenseler de. Bazı veletler forumlarda ‘’Hiphop Amerikan Kültürüdür, zenciler bulmuştur moruk’’ gibi üç saniyelik düşüncenin ürünü yorumlar paylaştılar. Yaşlarına bakıyorum daha 14-17 arası. Yahu siz ne zaman Hiphopu öğrendiniz de öğretmeye kalkıyorsunuz? Hem nereden öğrendiniz? Google’dan mı? Herkes google arama motoruna ‘’HİPHOP TARİHİ’’ yazıyor ve karşılarına çıkan saçma sapan yazıları ezberliyorlar. Bu kadar basit değil. İşte benim amacım; Ülkemizden tüm dünya ülkelerine, hiphopu bu şekilde bilinçsizce yaşayan insanları uyandırmaktı. Ezbere yaşanılacak bir kültür değil bu. Kitapta da tarihi bilgiler felsefenin süzgecinden geçerek önemli bir yapıtı ortaya çıkardılar. bEiZa= Kitapta, "Amerikan filmlerinde Kızılderililer tüm dünyaya; insanları diri diri yiyen, atlarla barutlu silahlarla köyleri basıp Beyaz Adamları öldüren bir canavar olarak tanıtılmıştır." Diye bahsetmişsin. Beyaz Adam bunu hangi düşünce ile yapıyordu? CrowL= Fenerbahçe mi daha büyük yoksa Galatasaray mı tartışmasının ırksal bir senaryosudur bu. Herkesin kendince haklı olduğu ve sonu gelmeyecek bir tartışma. Ben ‘’En Büyük Trabzonspor’’ diyorum ve farklı bir tartışma başlatıyorum. Kuyuya bir taş atıyorum. bEiZa= Kitabı yazmaya başlamadan önce ki araştırma sürecin ne kadar sürdü? CrowL= Bu kitabı yirmi beş yılda yazdım. Ayrıca kitap içerisinde ‘’Amerika Kıtasının Keşfi, Kristof Kolomb’un Seyir Defteri, Malcolm X’’ gibi bölümlerin altında ‘’Wikipedia’dan derlenmiştir’’ şeklinde kaynak gösterdim. Kimileri; Wikipedia’dan aldığı bilgilerle kitap yazmış demiş. Bu bilgilerin tümünü kitaplığımdaki kitaplardan edindim ama bu kitapların isimlerini verseydim telif hakkı sorunuyla uğraşacaktım. E bu bilgiler bir yazara veya bir yayın evine ait bilgiler değil ki. Dünya tarihinden anonim bilgiler. Aynıları Wikipedi’da yazdığı için ben de orayı kaynak gösterdim ki telif hakkı sorunu yaşamayalım. bEiZa= İçindekiler bölümünde bazı bölümlerin adını yazmamışsın, özel bir sebebi var mı? CrowL= Matbaanın kitaba eklediği iki yer vardı. Birincisi ‘’İçindekiler’’ bölümü. Orayı yanlış yazmışlar ve bazı bölümler gözükmüyor orada. Kitaba ismini veren bölümü de ben yazmadım özellikle. Çünkü üşengeç veletler hemen içindekiler bölümünden kitabın ismini bulup o sayfayı okuyup kitap hakkında yorum yapacaklardı. Kitap öyle iki sayfayla anlaşılacak bir kitap değil. 228 sayfa bir bütündür. Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap bEiZa= Kitapta, ‘’Özgürlük Mümkün müdür?’’ başlığı altında insan her şeyden kendini kurtarsa bile ‘’Kendine Mahkumdur’’ demişsin. Bundan bahseder misin biraz? CrowL= Bu öyle iki cümle ile anlatılacak bir konu değil. Önemli bir felsefe konusu ve üzerine bir kitap dahi yazılır. Bu sebeple merak edenler bu konuyu kitapta okuyup öğrenmeliler. bEiZa= Siyah Adam ile Beyaz Adamın suç tablosunda anlattığın aydınlık ve karanlık olgusu zekiceydi.Herkesin aklına gelebilecek bir şey değildi. Sen kendi üslubunu nasıl buldun kitapta? CrowL= Çok fazla kitap okurum. Ve zaman zaman okuduğum kitaplar arasında sıkıldıklarım da olur. Onları hızlı okuma teknikleriyle çabucak okuyup koyarım kenara. Genelde de TRT Üslubu ile kalem tutan yazarların kitapları sıkar beni. Grameri kusursuz kullanan ve eski Türkçeden kelimeler kullanmayı iş bilen kişilerin kitaplarını okurken kilo veririm. Sohbet eder gibi ve konu her ne kadar ciddi olsa da mizahi bir üslupla yazılan kitapları okurken hem keyif alırım hem bilgilenirim. Ve kitap bittiğinde tadına doyamayıp devamını beklerim. İşte bu kitabı yazarken de bunu amaçladım. Okuyucu ile sohbet ettim ve konu her ne kadar ciddi olsa da mizahi bir üslup kullandım. Mizah ciddiyet ister zaten. Kitabı okuyanlardan aldığımız geri bildirimlerin neredeyse tamamında yazım üslubuna övgüler vardı ve yine neredeyse tamamı kitabı ikinci ve hatta üçüncü kez okuduğunu söylüyordu. Yani sohbete doyamamışlardı. Bu sebeple her ne kadar ikinci kitabın Hiphop ile ilgili olmasa da daha şimdiden sırada bekleyen okuyucuları var. Suç tablosu ve kitap içerisindeki akıl oyunlarına gelince. Eğer daha önceden birilerinin aklına gelebilseydi; 40 yıldır dünyada 20 yıldır da ülkemizde icra edilen Hiphopu yaşayanlardan biri benden önce bu kitabı yazardı. Kimsenin aklına gelmemesinin sebebi de benim herkesten akıllı olmam değil. Kimsenin bir şeyler üzerinde düşünmüyor olması. Ne yazık ki günümüzde ‘’Felsefe’’ sadece ÖSS’de bir engel, başka bir anlamı yok. bEiZa= Sence neden Beyaz Adam tepedeyken Siyah Adam bu haldeydi? Yani Siyah Adamla Beyaz Adamın konumları neden tam tersi halinde değildi de Beyaz hiçbir zaman ezilen olmadı? CrowL= Çünkü Afrika ve Asya halkı tarih boyunca Gelenekçi bir tavır benimsedi ve hep geçmişte kaldı. Avrupalı Beyaz Adamlar ise her zaman Gelecekçi bir düşünceyle hareket ettiler ve geleceği her daim onlar yazdılar. Osmanlı Devleti de bu yüzden yıkıldı. Avrupalılar matbaayı icat edip bilgiyi kitaplara akıtıp tüm bireylerine ulaştırırken Osmanlıda Matbaa yasak idi. Osmanlı matbaayı 450 yıl sonra yine Osmanlı içerisinde yaşayan Ermenilerin çabalarıyla kullanmaya başlamıştır. Ve ileri görüşlü biri geldi, Osmanlıyı tarih edip yeni Türk devletini kurdu. O Mustafa Kemal Atatürk idi. bEiZa= ‘’Rhythmic American Poetry’’ diye bildiğimiz tanımın aslında ‘’Rhythmic African Poetry’’ olduğunu söylüyorsun. Bu kitabı okuyan her birey buna ikna olabilir mi? CrowL= Hem Hiphop Amerikan Kültürüdür diyorsunuz hem de bu bir isyan kültürüdür diyorsunuz! AMERİKALILAR KİME İSYAN EDİYOR Afrikalılara mı? Googleden öğrenilen bilgiler ile ortaya çıkıp da kimse Hiphopu bildiğini iddia etmesin. Kitabı okuyanların bu fikri benimseyip benimsemediğini gündemi takip ederek görebilirsiniz. Bugüne kadar hangi üretim aylarca gündemde kaldı? Bu kitap beş aydır her gün gündemde. Eğer kitap içerisindeki bilgiler yanlış ve saçma olsalardı bugüne kadar beni çoktan alaşağı etmişlerdi. Ama kitabı okuyan insanların yorumlarını bir inceleyin. Söylediğim gibi dünya Hiphop tarihi bir değişime başlıyor ve bu değişim de Türkiye’den başlayacak. |
||
|
||
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap bEiZa= Kitabın ‘’kaynaklar’’ bölümünde ‘’Wikipedia’’ ismi geçiyor. Yalnızca bu siteden mi alıntı yaptınız? Kitaplar, ansiklopediler ve kişilerden yararlanmadınız mı? CrowL= Kitap içerisindeki hiçbir bilgiyi internetten almadım. Evet kitabın kaynaklar bölümüne Wikipedia ismini yazdım ama bilgileri oradan almadım. Amerika kıtasının keşfinden, Malcolm X ve Martin Luther King’in hayatına tarihle ilgili bütün konularda birer kitap var elimde. Bilgileri de bu kitaplardan ve onların da kaynaklarından edindim ancak o kitapların isimlerini kaynak olarak yazsaydım ömrüm telif haklarıyla uğraşmakla geçecekti. Buna gerek yok çünkü alıntı yaptığım bilgiler sadece tarihi bilgiler. Yani ‘’Amerika kıtasının keşfi’’ni ha bir kitaptan almışım ha Wikipedia’dan. Amerika’nın nasıl keşfedildiğini ilk okul kitapları dahi yazıyor. Yani her yerde aynı. Aslına bakarsanız yaptığım da alıntı değil, yanlış bilgi vermemek için bilgilerimi karşılaştırmaktı ama yine de yayın evleri bu tür alıntılardan bile telif talep ediyorlar. Ben de kaynak olarak Wikipedia’yı gösterdim. Bu tür sabit tarihi bilgiler dışında kitapta alıntı yoktur ve kitabın tamamı daha önce hiçbir yerde telafuz edilmemiş cümleler ile bana aittir. bEiZa= Yaklaşık olarak 50 adet MC hakkında detaylı bilgiler vermişsin kitapta. Bazılarının ise yalnızca isimlerini yazmışsın. Hangi isimlerin yazılıp yazılmayacağına nasıl karar verdin? CrowL= Aslına bakarsanız bu bölüm tamamen ekstra bir bölümdü. Kitabın konusu ile alakası yoktu ama dedim ki madem Türkiye’de bir ilk olacak bu kitap o halde bugünün değerli sanatçılarını da içine alıp geleceğe yelken açmalı. Böylece bunun sanat yapan isimleri de yüzyıllar boyunca unutulmayacaklardı. Ama bu iyi niyetim herkes tarafından aynı şekilde anlaşılmayacaktı tabi ki. Herkes ‘’onu niye yazmadın bunu niye yazdın?’’ diye soracaktı ve öyle de oldu. O bölümde isminin altına bilgiler yazdığım isimler yeni okulun önde gelen ve arkalarına büyük bir kitleyi alarak büyük işler başarmış kişilerdi. Bunlar arasından müzik olarak sevdiklerim de vardı sevmediklerim de ama ben objektif olmalıydım ve kendi sevdiklerimi değil dinleyicinin sevdiklerini yazmalıydım. Öyle de yaptım. Yalnızca ismini yazıp açıklamadıklarım ise, yine önemli işler başarmış ama diğerleri kadar sükse yapamamış isimlerdi. Tamamen iyi niyetle onlara da yer vermeye çalıştım kitapta. Öte yandan tüm eski okul sanatçıların da sadece isimlerini yazdım çünkü eski okulu işleyen bir kitap yazdığını söylemişti Turbo, kitap ile ilgili konuşmalarımızda. Öyle bir anlaşmaya vardık. Ben yeni okulu yazacaktım o da eski okulu. Zaten bugüne kadar 200 -300 civarı sanatçı geldi undergrounda. Hangi birine yazabilirim ki. Kitabın tezinden çok MC biyografisi olurdu o zaman kitapta. O tamamen ayrı bir kitap olarak çıkarılmalı. bEiZa= Bir dönem basının " Satanist " diye tabir ettiği bol giyinen, RAP müziği dinleyen gençlerimiz şimdi televizyonlarda; reklam & dizilerde bulunuyor, nasıl bu konuma geldik sence? CrowL= Yalnızca dizi müzikleriyle çıkabiliyoruz oralara ya da komik reklamlarla. Yani medya bize; sizi sanatınızla değil bizim size emrettiğimiz şekilde alırız televizyona diyor. Yani bizi iplerle bağlıyor tek tek her uzvumuzdan ve kuklası yapmayı düşünüyor. Sonu merak edilen heyecanlı bir film gibi. Bakalım film sonunda bol giyimli kukla ne yapacak? bEiZa= Kitap her yerde bulunmuyor D&R ya da HipHop mağazalarında bilmeyenler için kitaba nasıl ulaşabileceklerinden bahseder misin? CrowL= Yayınevleri de ‘’Bol giyimli kukla’’ seviyorlar. Ben ise ipleri sevmiyorum. Ben her olaya farklı bir perspektiften bakıyorum. Herkes ‘’bir uçurtma kadar özgür olup süzülmek’’ ister gökyüzünde. Halbuki ben uçurtmanın kuyruklu bir kukla olduğunu düşünüyorum sümüklü bir çocuğun ellerinde. Ne kitap sektörünün kralıyım diyen yayınevleri ne de bu piyasanın kralıyım diyen Hiphop Siteleri benim kralım değiller. Onların yapabileceklerini ben tek başıma da yapabilirim, ki yaptım da. Hiçbir Hiphop sitesi bu kitabı 5 ay boyunca gündemde tutamazdı ama bunu yaptım ve hiçbir yayınevi bu kitabı 15-20 şehirde sohbet gününe 70 şehirde de siparişlere ulaştıramazdı ama ben bunu yaptım. Eğer ip ile oynamak istiyorlarsa kuklacılık değil halat çekmeceye gelsin yayınevleri ve hiphop siteleri. O zaman eşit oluruz. bEiZa= Kitapta, aile baskısının etkilerinden de bahsedip ailelere önerilerde bulunmuşsun çocuklarının gerek gelecekleri gerekse Hiphop ile ilişkileri konusunda? Sen de bu tür sorunlarla karşılaştın mı? Ben Adolf Hitleriye denetiminde büyüdüm. Gün boyunca aldığım nefesleri sayar ve akşam hesabını verirdim. Çocukluğum boyunca kaşlarım hep çatıktı ve her gün mutlaka ağlardım. Zaten ‘’CrowL’’ ismi de buradan geliyor. ‘’Kızdın bakmak’’ anlamına geliyor. Evde sürekli kaşlarım çatıktı dışarıda ise sürekli gülüyor ve güldürüyordum. Çocukluğumdan beri hep dışarıdaydı istediklerim. Evin penceresinden ufuklara baktıkça hayallerimin ufuklarına uçuyordum. Her gün evi terk etmenin planlarını yapıyordum. Çantamı hazırlayıp içerisinde ihtiyacım olacak şeyleri koyuyordum ama biliyordum ki dışarısı o kadar kolay değildi. Filmlerdeki gibi değildi. Bununla birlikte sabretmeyi de öğrendim ama bir gün olacak bu şey bir gün oldu. İkinci üniversiteyi kazandığımda ailem ; ‘’Bir üniversite okudun ve artık askere git gel, sigortalı bir iş bulup çalış, amele ol’’ dediler. Bana amele olmayı teklif ettiler. Kendileri gibi hiçbir sosyal yaşantım olmadan ölümü beklemek için yaşamamı teklif ettiler. İşte o an valizimi topladım ve terk ettim evi. İlk üniversite, İstanbul Üniversitesi Elektronik bölümüydü ve buraya 4 yılımı verdim. Ailemin zorla okuttuğu bir bölümdü. Ben ise çocukluğumdan beri ya spor ya da müziğin içinde olmalıyım diyordum. Hiphop sayesinde müziğin içerisine girmiştim zaten bir şekilde. Ama hayatımı sürdürebilmek için de para kazanmalıydım ve bunu da Spordan elde edecektim. İstanbul Üniversitesi Spor Akademisi sınavlarına girdim ve binlerce kişi arasından derece yaparak üniversiteyi kazandım. Tamamen kendi imkanlarımla 3. sınıfa kadar okudum. Yeri geldi sokaklarda yattım, yeri geldi stüdyolarda kaldım. Eve çıktım, yurtta kaldım. Yemek bulamadım bir küp şeker ile 3 gün boyunca beynimi kandırdım ‘’toksun olum toksuuun ‘’ diye. Ve bugün bu bölümün son sınıfındayım. Ailem bu sene yaptıkları hatayı anladı ve her ne kadar aramızda çok duygusallık kalmamış olsa da yine aynı çatı altındayız. Ama o gün elinde yalnızca bir valizle evi terk eden ben eve bir kamyon eşya ile dönmüştüm. Şimdi bu kadar detaylı şekilde neden anlatıyorum tüm bunları? İnsanları evden kaçmaya teşvik etmek için mi? Hayır! Şuan üzerine röportaj yaptığımız kitabı ben bu zorlu dönemlerimden çıktığım anda yazdım ve sizlerle paylaştım. Hemen ardından 2 kitap daha geliyor. Bu sırada radyo yayınlarımı ve sahne sunuculuklarımı da yaptım. Tüm bunlardan sonra kimse bana gelip ‘’İmkanım yok’’ demesin. İmkan yoksa onu yaratın. Yaratamıyorsunuz sanatçı, lider veya özel kişi değilsiniz demektir. O halde bunu kabul edip okuyucu, dinleyici olmayı bilin. Aslında tam olarak bu soruya cevap değildi bunlar ama en azından bu sorunun cevabını içeren bir bölüm avr kitapta. Herkes oradan öğrenebilir cevabı. Yukarıda yazdıklarım kitapta olmayan ve nasıl başardığımı anlatan ufak bir kesit sadece. En azından ‘’imkanım yok’’ diyenlere kocaman bir tokat olsun. bEiZa= Sence Türkçe RAP adına böyle bir kitap yazılmış olması ve kitapta bahsettiğin gibi bu tarz başka kitaplarında yolda olması bu kültürün tanıtımı açısından nasıl bir etmen? CrowL= Bizi hep serseri olarak gördüler. Çünkü bizleri Hollywood filmlerinde Beyaz Adamın gösterdiği şekliyle görüyor ve tanıyorlardı. Uyuşturucu, kadın ve suç üçgeninde yaşamını yitirmiş gençler olarak lanse ediliyorduk. Bu Amerika’daki Beyaz Adamların; Siyah Adamları dünyaya kötü tanıtmak için bir planıydı ve çok da güzel işliyordu onlar açısından. Ama artık ‘’film bitti.’’ Şimdi gerçeklerin zamanı. Şarkılarla, danslarla, boyalarla ve bu tür kitaplarla, konferanslarla tanıtacağız insanlara bu kültürü. Bunun bir parçası olmak da gurur veriyor bana. Madem ki bu bir kültür o halde bu kültürün içerisinde Kitap gibi kültürel çalışmalar da yer almalıydı ve ilk adımı attık. Bunu hep beraber yaptık ve emin olun bu birliğimiz ve beraberliğimiz devam ettiği sürece daha çok kitaplar yazacağız. Zaman bizi yutacak tarih olacağız ama gerimizde yazılmış bir tarih bırakacağız. Bir şeyleri değiştirmek için, bazı düşüncelerin yanlışlığını düzeltmek için yazdığın aşikar bu kitabı. Peki sence bu kitabı okuduklarında insanların düşünceleri değişecek mi yoksa hala düşünceleri değişmeyen insanlar da olacak mı? Yazdığım bu kitap ve yazacağım diğer kitaplar da ilk bakışta hep düşünceleri değiştirmeye ve insanları daha farklı düşündürmeye yönelik. Ama ben insanları doğru düşünmeye yönlendirerek dünyayı güzel bir yer haline getirebileceğime inanmıyorum. Bu olmayacak. Dünya asla mükemmel olmayacak. Çünkü dünya ile ilgili geçerli tek kitap var o da Kur’an-ı Kerim’dir ve o da dünyanın gitgide daha kötü bir yer olacağını ve en kötü noktada da kıyametin kopacağını söylüyor. Ben yalnızca uyku yerine hiç durmaksızın düşünen bir beyin verilen bedenimi ve ruhumu huzura erdirmek için içimi döküyorum kağıtlara. bEiZa= Bu kültürü benimseyen insanlara verebileceğin öneriler var mı? CrowL= Hem de 228 sayfa. bEiZa= Son olarak söylemek istediklerin nelerdir ve röportaj için tekrardan teşekkür ederim ![]() CrowL= Son sözümü söylemek için henüz çok erken. Söylemeye devam edeceğim, son sözümün son sözüm olacağını bilmiyor olana dek. Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap |
||