içimdekileri anlatamıyorum bu dilim düğümlendi
uzun zaman önce karanlık hayallerimle evlendi
mutluluk o gün son kez geldi bi daha geri dönmedi
olanlara rağmen sağım merak etme ölmedim
bekledim mazide kalan hatırların canlanmasını
özledim etrafımda mutluluğun dolanmasını
istedim sadece biraz huzurun yanımda kalmasını
besledim ruhumu şerle, onla doldu dört bir yanım
koşmayı öğrendim hiç emeklemeden ama hep düşerek
düşünmeden konuşmadım hep konuştum düşünerek
her zaman bi darbe daha aldım hayatla dövüşürek
hep ben kaybettim bi parçamı yalanla görüşerek
gafletindeyim hayatın kalemim dolu hiddetle
yalanın kuklalarını kınıyorum burdan şiddetle
kabul bende yalan söyledim nefret ettiğim halde
ama bazıları var yalansız duramıyorlar işte . . .
NAKARAT= sebepsizce elim yine kaleme gider , dilimde tek hece " elveda "
edepsizce dilim öyle küfreder , dediklerimi unut beni bırakma ... (x2)
önümü göremiyorum her tarafı adeta sis kapladı
doldu taştı küllerle önümdeki kül tablası
karanlığın içinde kıvranırken farkettim burası
sesli söyleyemedim ama burası günahların tarlası
serkeş biraz bu liriklerim benim bedenim rapkeş
bu lirik benim için, kendimden kendime peşkeş
yabancı geliyor nerdeyse bana etrafımdaki herkes
neyse boşver beni bu liriği duyunca ses kes
inatla gülümsedim hayata ama sor bana içten mi
gördüklerimi görseydin emin ol sen de içerdin
küçükken hayat toz pembe hemen büyümek isterdim
masallardaki gibi hayat güzel geçecek zannederdim
şimdiyse derdim büyüdü artık yaşayan bi ölüyüm
16 yıl boşa geçmiş gibi adeta, ben hep süründüm
gömüldüm karanlığın derinliklerine kendimi öldürdüm
katil oldum elimdeki kalemle bazen hatalarımla övündüm . . .
NAKARAT x4