garip bi gündü bugün yine yanımda sen olmadan senle uyandım, varlığına var diyemem ama yokluğunda hiç yok ki, bi türlü anlatamadım . . .biliyo musun, anca yokluğuna sarılarak uyuyabiliyodum geceleri
söylemek istemesem de dudağımda yankılanıyo isminin heceleri
özgür bıraktım kalbimdeki serçeleri, bi tek bırakamamıştım seni
ne kadar inkar etsem de yalan, bu kalbim seni seven bi serseri
eskiden gülen bu çehreme şimdilerde bi somurtu yerleşti
kalbim şu son zamanlarda her zamankinden fazla serkeşti
kim bilir, belki de üstümden kavak yelleri esti geçti
ben o fırtınada kayboldum nerdeyim, seni değil kendimi kaybettim
sesimi de kaybettim boşlukta yokluğun benim varlığım oldu
inkar etsem de biliyodum aklıma gelince yaş akıttığım oydu
gözlerimi kapattığım anda önümde beliren suretin oldu
bu kız kurtulmak isterken sensizliğin derinliklerinde kayboldu
dönmeyeceğini bile bile kalbimin anahtarlarını ellerine bıraktım
her gün kapının kenarından acaba nerde kaldın diye bakardım
boş umutlara bağlamıştım kendimi, görmeyi reddetsemde farkındayım
anahtarları bıraktığım gün aslında benliğimi de yanına bıraktım
ceplerimde sadece birazcık kalmıştı mutluluğun kırıntıları
söylesene kim sorumlusu bu kalbimdeki tüm yıkıntıların
kalbim esiri olmuştu sevgi sözcüğündeki yanılgının
artık düşünmüyorum hayatım, nasıl olacak diye yarınlarım
tanrının bize emanet ettiği en büyük değeri mahvettik
her darbede içimizde yaşayan o küçük çocuğu katlettik
affettik, bi de dedik ki bu defa son içten söz veriyorum
büyüdüğüm zamanlara lanet, küçükkenki saflığımı özlüyorum
içimdeki çocuk çoktan öldü ben onu şerle besliyodum artık
sevgi yerine dudaklardan nefret sözcükleri çıkarttık, yazık
afalladık, rol yaptık, yalan söyledik ve her şeyi kararttık
en acısı herkes bu gerçeği bilirken biz üstünü itinayla kapattık
bende umutlarımın üstünü kanlı bi kefenle kapattım artık
her gün mezarın başında gözyaşlarımdan kanlar akıttım, bıktım
kimseciklere de anlatamadım içime gömdüm ve orda sakladım
ben seni her şeyden sakınırken söylesene bana bunu nasıl yaptın ?
eski resimlere bakıyorum yüzümdeki gülümseme kirlenmemiş biçimde
habersizim şerden, kötülüğün kırıntıları bile yok o zamanlar içimde
hayat toz pembe, ufak şeyler bile yeterli oluyo mutlu olmam için
ben o fotoğraflardaki masum, mutlu küçük kızı özledim...
ceplerimde sadece birazcık kalmıştı mutluluğun kırıntıları
söylesene kim sorumlusu bu kalbimdeki tüm yıkıntıların
kalbim esiri olmuştu sevgi sözcüğündeki yanılgının
artık düşünmüyorum hayatım, nasıl olacak diye yarınlarım
öyle pek özenerek yazmadım, bıraktım kelimeler döküldü . . .
10.12.09*