rap
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Mayıs 25, 2012, 06:30:34 ÖS
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Keep it real!  (Okunma Sayısı 1086 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ViruSMc
Ziyaretçi
« : Haziran 16, 2008, 08:14:28 ÖS »

Keep it real!

New York underground rap'in sloganı "keep it real" idi; Ne yaparsan yap sahici ol, kendin gibi ol. 90'ların ikinci yarısında müzik marketi peşpeşe albümlerle egemenliği altına alan East Coast rapçisinin "sanat değerini" belirleyen altın kural buydu. Wu-Tang Clan, Spice Girls ile birlikte ödüller alırken elinde herhangi bir pop reçetesi yoktu. Tam tersine, pop'u hardcore'dan vurdular. Rap sanatında en önemli şey sözcüklerin sesi ile içerdikleri anlamı bir arada yakatamaktı. Bu yüzden iyi rap yapıp boş konuşan birçok MC unutuldu gitti. Çekirdek rap dinleyicisi sahne alan MC'den hep bu şiirselliği bekledi. Rap bir müzik türü olmanın ötesinde yeni bir Afro-Amerikan edebi form niteliği de taşıyordu. 60'larda The Last Poets ve Watts Prophets gruplarının ortaya koyduğu Brecht esintili şiir kosmosu, kara panter H. Rap Brown'ın hapishane rhyme'ları 80'lerin ikinci yarısında karşılığını Rakim'in olağanüstü rap stilinde bulmuştu. Yeni gelen kuşak da Rakim'in izini sürdü: Notorious BIG, Wu-Tang Clan tayfası ve bunların giren Nas... Gerilim, paranoya, klostrofobi, iç sıkıntısı:.. New Yorklunun çok yakından tanıdığı bu depresif ruh halleri, rap'te daha önce Nas'in ilk albümü kadar kıvamlı anlatılmamıştı. Uyuşturucu satıcısı kankalardan, koşebaşındaki barbut seanslarından falan bahsediyordu, ama bunu sanki rüya görüyor gibi anlattı. Sözlerinde ritm ve anlam bütünlüğünden öte bir de gerçeklik katmanı vardı. Reel zamanla psikolojik zamanı karıştırdı. Queensbridge'in toplu konutlarından gelen yeni yetme rapçi Nas'in 1994'te çıkardığı ilk albümü "Illmatic", tartışmasız olarak başyapıtların arasına girdi. Nas caz trompetçisi Olu Dara'nın oğluydu. Müzikle büyümüştü, kabiliyetliydi, ayrıca eli kalem de tutuyordu. 1992'de Columbia ajanları tarafından keşfedildi. Plak kontratına imza attığında hâlâ ana kuzusu bir lise öğrencisiydi. Columbia, Nas'in ilk albümündeki parçaları prodükte etmek için New York'un DJ Premiere, Q-Tip, Pete Rock, Large Professor gibi beat sihirbazlarını bir araya getirdi. Sonuç mükemmeldi, ama sadece 200 bin sattı. Nas'in rap starlığı, platine giden ikinci albümü "It Was Writterr" ile başladı. Zaman içinde New York'lu genç kuşağın simülasyon tutkusuyla örtüşen kimlik denemelerinde bulundu. Kolombiyalı kokain kralı Pablo Escobar'a atfen Nas Escobar oldu, sonra Mısır kralı Ramses'in tacını giyip firavun oldu, son albümünde ise Nostradamus olarak geldi. Nas özgün bir MC'ydi, ama ilk albümünün kıvamını bir daha yakalayamadı.
1990'ların ikinci yarısına girildiğinde New York'ta rap'in merkezi Brooklyn olmuştu. Bu öyle baskındı ki, "Brooklyn sound" diye bir olgu yerleşti. Rhyme sanatının yeni standartlarını New York'un üç MC'si, Biggie, Nas ve Jay Z belirledi. Hiphop'un anavatanı Güney Bronx, ise 90'larda Porto Riko'lu gangsta rap'in merkezi haline gelmişti. 200'er kiloluk iki MC, Fat Joe ve yakınlarda kalp krizi geçirerek vefat eden Big Punisher buna liderlik ediyordu. Aynı çevreden gelen Capone-N-Noreagas'in sözlerindeki ölüm tehditleri FBI tarafından takibe alındı. New York'un her zaman zengin yeraltı rap'inde ise hardrock-rap ekibi Onyx, 120-130 bpm'de rap yapan "rhyme hayvanı" DMX ve Screamin' Jay Hawkins'in hiphop karşılığı olarak beliren Busta Rhymes yeni akımlarla ilgili sinyaller göndermeye başladılar. Hiphop'un suflörü rapçilere hep aynı şeyi fısıldadı: "Keep it real..."
Brooklyn merkezdi, ama haritaya bir de New Jersey eklenmişti. Buralar New York ilçeleri gibi endüstriyel alanlarla çevrelenmiş işçi sınıfı gettolarıydı ve başından beri hiphop oyununun içindeydi. Nitekim ilk rap plağını dolduran Sugarhill Gang de, funk'ın babası George Clinton da Jersey'liydi. Native Tongues hareketinin mensuplarından Queen Latifah'ın 1980'lerin sonundan itibaren oluşturmaya başladığı geniş sanatçı kolektifi bu yeni hareketlenmeye öncülük etti. Queen ilk albümünden sonra Jersey City'deki eski itfaiye binasını rap stüdyosuna çevirerek Indie Label Flavor Unit'i kurdu. 1991'de Naughty By Nature'i lanse ettikleri sıralarda gene Jersey'li hiphouse grubu PM Dawn, hiphop'un ulaşabileceği en pembe nokta olarak pop markete girmişti. Fugees, Jersey rap'in golü oldu ve arkası geldi. Ravor Unit son olarak "Take Over" adlı bir kolektif albüm yayınladı. Queen'in de bir rap söylediği albümde Rowdy Rahz, Channel Live, James Gotti, Nikki Strong, Droopy Eye Crew gibi yakası açılmamış parlak ekipler var.
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Keep it real!
 
Gitmek istediğiniz yer:  
Sitemap | List | Sitemap(2) | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss