evindelisi14
Özel Üye
[Tecrübe Puanı] +6/-5
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 321
Ölmeden evel ölmek !
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #13 : Mayıs 10, 2009, 12:59:11 ÖS » |
|
14 THİERRY HENRY
Fransa'nın yetiştirdiği en iyi golcülerden biri olan Henry, kısa süren Serie A macerasının ardından yeniden bir araya geldiği mentoru Wenger yönetiminde rekorlar kırdı harikalar yarattı.. 0-100'ü 5 saniye olan Henry'nin muhteşem kariyerini sizler için derledim..
Thierry Daniel Henry
Fransa Milli Takımı ve Arsenal'in gururu.. Dünya yıldızları onun kadar başarılı ve istikrarklı olmanın hayallerini kuruyor.. Kaydettiği goller kadar hazırlayıcısı olduğu gollerle de her zaman gündemde.. Günümüzün alışılmış forvet anlayışından çok modern futbolun güzelliklerini gözler önüne seren bir futbol anlayışı var.. Teklemeyen bir futbol makinası gibi.. Havada ve yerde rakip tanımıyor.. Golü her an koklayan Henry ya da İngiltere'de çağırıldığı takma adıyla "Titi" gerektiğinde şov yapmasını ve bilet parasının boşa gitmemesini de sağlıyor.. "Yangında ilk kurtarılacaklar" misali Arsenal'in nerdeyse herşeyi olan Henry'nin istikrarlı futbolu yaşadığı hayatın bir aynası..
.::KISACA HENRY::.
Thierry Henry 17 Ağustos 1977'de Les Ulis, Fransa'da doğdu.. Henry forvet olarak Premier League takımı Arsenal'de kulüp tarihinin ve milli takımın en golcü futbolcusu olarak ter döküyor..
Günümüz futbolunun en dinamik futbolcularından biri olarak görülen Henry modern futbolun ihtiyaçlarını karşılayan bir gol makinası.. Bir forvet olmasına rağmen zaman zaman oyun kurucu özelliğini de gözler önüne seren Henry, bir çok forvetin aksine bencil bir oyun anlayışına sahip değil.. Geleneksel forvetlerin dışında bir görüntüsü olan Henry hava topları da dahil olmak üzere her alanda mücadele ediyor.. Orta sahadan top almayı seven, defansına yardıma giden, ince bilek haraketleriyle çalım atan, serbest vuruşlarda topun başına geçen, kornerlerde kafa golü kovalan Henry, yaratıcılık, hız ve kombinasyonun bir bünyede buluştuğu bir forvet.. Yorulmak nedir bilmeyen Henry, Dünya'nın en zorlu liglerinden biri olan Premier League'de Dünya'nın en iyi golcülerinden biri olmayı başarmış bir yıldız olarak dikket çekiyor..
.::HENRY'NİN HAYATI::.
Henry, profesyonel futbol kariyerine Fransa'nın ünlü Monaco kulübünde başlamadan önce Fransa Futbol Federasyonu'nun futbol akademisi olan Clairefontaine'e gitti.. Şu anda da teknik direktörü olan zamanın Monaco teknik direktörü olan Arsene Wenger tarafından henüz 17 yaşındayken Monaco forması kendisine teslim edildi.. Ancak o dönemde Monaco forvetinden Brezilyalı yıldız Sonney Anderson bulunduğu için Henry, Wenger tarafından kanada yerleştirildi..
Monaco'da ön plana çıkan ve 1997 Ekim'de milli takım formasını giymeye hak kazanan Henry ilk kez Güney Afrika karşısında sahaya çıktı.. 1998 Dünya Kupası'nda fırtına gibi esen Les Bleus'un başarılı isimleri arasında yer alan Henry kaydettiği 3 golle parladı.. 2000 Avrupa Şampiyonası'nı da kazanan ve büyük bir başarıya imza atan Les Bleus'un kadrosunda yine 3 gol kaydeden Henry milli takımın değişmezi ve Avrupa futboluna da kısa sürede damgasını vuracak bir isim olduğunu gösterdi.. 2003 Konfederasyon Kupası'na ev sahipliği yapan Fransa'nın değimez ismi olan Henry kupayı kaldıran milli takımın da sergilediği başarılı performansla "Turnuvanın Futbolcusu" onuruna layık görüldü..
1998 Dünya Kupası'nda kendisinden beklenenin çok üzerinde bir performans sergileyen Henry, İtalyan devi Juventus tarafından Monaco'dan transfer edildi.. 1999 Ocak'ta 14 milyon pound karşılığında Torino devine transfer olan Henry yeniden kanat futbolcusu olarak oynamaya başladı ve yeni tanıştığı katı İtalyan defans anlayışı karşısında zorluk çekti.. Bianconeri'de 12 maça çıkan yıldız futbolcu sadece 3 gol kaydedebildi ve Serie A'da beklediği zevki alamadı..
İtalya'da bekleneni veremeyen Henry, 1999 Ağustos'da 10.5 milyon pound karşılığında mentoru olan Wenger'in yönetimine geçmiş olan Arsenal'e transfer oldu.. Monaco'da kanat oynattığı ve zamanla forvete kaydırdığı genç yıldızından istediği verimi alan Wenger, milli takımda da gol yollarında en öldürücü isim olan Henry'i yeniden forvet hattına oturttu.. İlk maçla başlayan Henry fırtınası günümüze kadar neredeyse kusursuz bir şekilde gelmeyi başardı.. Arsenal'de geçirdiği 7 sezonda Gunners tarihinin en golcü ismi olmayı başardı.. 2005 yazında takım arkadaşı Patrick Vieira'nın Juventus'a transfer olmasıyla birlikte Arsenal'in kaptanı yapılarak onurlandırıldı..
Bir çok otoritenin Arsenal tarihinin ve Avrupa'nın "gelmiş geçmiş en iyi golcüsü" olarak gördüğü Henry 18 Ekim 2005'te Sparta Parg'a kaydettiği 2 golle birlikte Arsenal efsanesi Ian Wright'ın 185 golllük rekorunu tarihe gömerek Gunners tarihinin en başarılı ismi oldu.. Henry, Arsenal formasıyla 190'dan fazla gole imza atarak tarihe geçerken, makalenin başında da belirttiğimiz gibi, bencil olmayan futbol anlayışı ile her zaman takım arkadaşlarını da golle buluşturdu.. Bir çok sezon takımın en çok asist veren oyuncusu olan Henry özellikle 2002 - 2003 sezonunda verdiği 20 asistle göz doldurdu..
Kuzey Londra'da yaşadığı en büyük hayal kırklığı ise 2001 Aralık'ta futbol sahasında ter dökerken Hampstead'daki 2.5 milyon poundluk evinin soyularak 40.000 poundluk eşyasının çalınması oldu..
Bir çok şilt ve ödül almış olan ve takımını rekorlar kırarak şampiyonluğa taşıyan Henry 2003 ve 2004'te FIFA Yılın Futbolcusu ödül töreninde finalist oldu.. Arsenal'i Premier League tabelasında sırtlayan Henry, Futbol Yazarları Birliği Yılın Futbolcusu ödülünü ve PFA Yılın Futbolcusu ödülüne ikişer kez kazandı.. 2004-2005 Arsenal'in Premier League'de şampiyon olamamasına karşın Thierry Henry Avrupa'da Altın Krampon ödülüne peş peşe 2. kez ulaştı.. FIFA Dünya'da Yılın Futbolcusu ödülüne ulaşan Ronaldinho ise ödül töreninde yaptığı konuşmada Henry'i göstererek, Fransız yıldızın bu ödülü hak ettiğini ve onu geride bırakmanın büyük başarılı olduğunu söyleyerek Fransız yıldızı onurlandırdı.. Nike, Pro Evolution Soccer, Renault ve Pepsi gibi dev firmaların televizyon reklamlarında boy gösteren Henry bir zamanlar sevgilisi olan İngiliz süpermodel Nicole Merry ile 2003 Temmuz'da evlendi.. 27 Mayıs 2005'te ilk çocukları Tea Henry'nin doğumunu kutlayan çift Hampstead Kuzey Londra'da yaşıyor..
Her yıldızda olduğu gibi zaman zaman transfer gündemine adı yerleşen Henry, Arsenal ile sezon sonunda masaya oturacağını söylemesine ve Ronaldinho'nun Barcelona davetlerine rağmen açıklamalarının satır aralarında Arsenal'den kopmayı düşünmediğini belirtiyor..
"Yılın Fransız Futbolcusu" ödülüne 2005'te peş peşe 3. kez ulaşan Thierry Henry, 2000'de de kazandığı bu onurla birlikte toplamda 4. kez en tepede yer alan Fransız futbolcu olmayı başardı..
2005'de Dünya'nın en prestijli dergilerinden Time'a konu olan Thierry Henry İngiltere'de yaşamaktan ve Arsenal formasını taşımaktan dolayı son derece mutlu ancak Henry'nin en büyük sıkıntılarından biri Avrupa'nın bir çok ülkesinde olduğu gibi Premier League'de de varolan ve sonu getirilemeyen ırkçı tezahüratlar..
.::HENRY HAKKINDA SÖYLENENLER YILDIZIN AYNASI::.
"O ayaklarıyla mucizeler yaratan bir büyücü.. Gol kabiliyeti ile kutsanmış bir yıldız.. Hız ve kombinasyonun birleştiği ve hiç bir defans oyuncusunun gününde olduğunda durduramayacağı bir forvet.. Dünya'da onun kadar hızlı koşuya başlayan biri daha yok herhalde".. Lilian Thuram
"Newcastle Akademisi'nde çocuklara Henry'i izlemeleri söylüyorum.. Hiç bencil değil, çok hızlı ve akıllı, muhteşem bir kalite.. Her zaman rahat ve komforlu bir yapısı var.. İnsanlar arabalarının 0'dan 100 saatte kilometreye kaç saniyede çıktığını konuşur, Henry de bu arabalara bir örnek.. O sadece bir anda patlıyor.. Saatlerce oturup Henry'i izliyorum ve sıkılmıyorum".. Peter Beardsley
Clemence Poesy ve Angelina Jolie:D Marlon Brando Salvadore Dali ve Baki
Bakî gençliğinde kendini tanıtmış, beğendirmiş ve büyük üne kavuşmuş bir şâirdir. Daima üstâd olarak kabul edilmiş, adı ve ünü şiirleriyle Osmanlı ülkesinin her yanını sarmıştır. Daha medrese öğrencisi iken devrin şâirlerini etkisi altına almaya başlamıştır. Hoca ve üstâd bildiği ve düzeltmesi, fikrini söylemesi için şiirlerini götürüp gösterdiği, devrin bütün şâirlerinin saygısını kazanan ve Zâtî-i Pîr diye anılan Zâtî bile, çok geçmeden Bâkî'yi büyük şâir olarak benimseyip ondan etkilenmeye başlamış, hatta onun,
"Kaddümi çeng eşkümi rûd eyledün
Cismüm âteş cânumı ûd eyledün"
beytini olduğu gibi alıp tamamlayarak gazel yapmış ve divanına koymuştur. Bunun için kendisin ayıplayanlara da "Bâkî gibi bir şâir-i sâhirin şiirini uğurlamak ayıp değildir." sözleriyle onu ne derece beğendiğini göstermiştir.(36)
Kânûnî Sultan Süleyman devrinde el üstünde tutulan Bâkî, Sultan II. Selim ve Sultan III. Murad devirlerinde ününü daha da artırmış ve yaymıştır. Kendi şâir arkadaşlarıyla aralarında çekememezlikler, kıskançlıklar olmuşsa da devrinde hep beğenilerek okunmuş, büyük şâir olarak saygı görmüştür. Nev'î bir şiirinde onu Selmân-ı Sâvecî'ye benzettiği gibi, dostu Âşık Çelebi de tezkiresinde sahifelerle övgüsünü yapmıştır.
Osmanlı sınırlarını aşan ününün Irak ve Azerbaycan'a kadar yayıldığını, Irak ve Azerbaycan şâirlerinin onu en büyük Rûm şâiri saydıklarını Sâdıkî'nin Mecmâ'ül-Havâss adlı tezkiresinden öğreniyoruz.(37) 1580 (988) yılında ölen Edirneli Muhyî, Kahire'de yazdığı Kâfiye Risâlesi'nde, Bâkî'nin daha hayatta iken Tebriz'de tanınıp sevildiğini söylemiştir.
XVII. yüzyılda iyi tezkirecilerden sayılan Riyâzî'nin anlattığına göre, İran şâhı Bâkî'yi çok çekici tekliflerle saray şâiri olarak yanına çağırmış, fakat Bâkî bu teklifi kabul etmemiştir. Yine Riyâzî'nin dediklerine göre Bâkî Divânı Hindistan saraylarında okunurmuş.(38) Bâkî Divânı'nın 975 yılında Mekke'de Heratlı bir hattat tarafından yazılmış olması da şâirin kırk yaşlarında İstanbul'dan hayli uzak bir yerde, Mekke'de tanınmış ve sevilmiş olduğunu anlatması bakımından önemli bir olaydır. Çünkü Bâkî o yıllarda henüz Mekke kadısı olmamış, bu tarihten dört yıl sonra 1579 (987)'de Mekke'ye atanmıştı.
Daha yaşadığı devirde şâir arkadaşları tarafından taklid edilmeye başlanan Bâkî, bu etkisini XVII. ve XVIII. yüzyıllarda da sürdürmüştür.
XVI. yüzyılda şâir Ümîdî (ölm. 1571-72/979) Bâkî'yi en çok taklit edenlerden biri olmuştur. Bâkî ise, şiirlerini bazı ufak tefek değişikliklerle olduğu gibi alıp sahiplenen Ümîdî'ye çok kızar; 'Ümîdî bizi yeniler" dermiş.(39)
Yine Bâkî'nin devri şâirlerinden olan İstanbullu Tâbî, onun üstâd olarak tanıdığını ve şiirlerini örnek almakla övündüğünü her zaman söylermiş.
Şâirliğinden çok afyon kullanmasıyla tanınan ve bu yüzden de Tiryâkî Gubârî diye anılan Kireçcizâde Mahmud Gubârî (ölm. 1566/974)40 de şiirlerinden pek çoğunu Bâkî'ye nazire olarak söylemiştir. Bununla Bâkî ile boy ölçüştüğünü ve ondan üstün olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Gubârî'nin yine bazı gazellerine nazireler söyleyip öğünmesi üzerine Kânûnî Sultan Süleyman Bâkî'yi yatıştırmak ve ona olan takdirlerini belirtmek için armağanlar ve altın akçe vermiş. Bâkî de öteden beri kızdığı Gubârî'ye bir kıt'a ile haddini bildirmek istemiştir:
"Tab'-ı sâhir-pîşene Bakî gönüller meyi eder
Şekker-i şi'r-i dil-âvîzün meğer efsunludur"
"Derme çatma giydürür eller libâs şi'rüne
Hil'at-ı şi'r-i cihân-ı gîrüm benüm efsunludur"(41)
Bu devir şâirlerinden Sâni'î, Mes'ûdî, Gelibolulu Alî, Bâkî'yi üstâd bilen ve şiirlerine nazireler söyleyen şâirlerdendirler.
Bâkî'nin etkisi XVII. yüzyılda Şeyhülislâm Yahya (ölm. 1643/1053)'da da kendini göstermiş ve iki yüzyıl sonra Nedim (ölm. 1730/1143)'e kadar ulaşmıştır. Nedim'de görülen rindlik, hayata bağlılık, coşkunluk, tasavvufun eksikliği, kısaca Nedimâne edâ hep Bâkî'nin etkisini gösterir. Bâkî'nin kullandığı İstanbul Türkçesi de Nedîm'in şiirlerinde tam anlamıyla yerleşmiştir.
bukadarD:
|